Sarıyer Belediyesi Demirtaş Ceyhun Halk Kütüphanesi

 

Demirtaş Ceyhun Halk Kütüphanesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merhum yazar Demirtaş Ceyhun’un ailesi tarafından bağışlanan ve Sarıyer'li vatandaşların bağışlarıyla Sarıyer Belediyesi'nin oluşturduğu Demirtaş Ceyhun Halk Kütüphanesi’nde çocuk kitaplarının da yeraldığı 5500 kitap bulunmaktadır.


Tüm Sarıyerlilerin faydalanabileceği kütüphanede yer alan kitapların ödünç alınabilmesi için:

*T.C. vatandaşı olan kullanıcıların sadece T.C. nüfus cüzdanı ile başvurması
*En az 6 ay oturma izni almış yabancı kullanıcıların sadece yabancı kimlik numarasını gösterir belge ile başvurması 
*18 yaşına kadar olan kullanıcıların ilk başvurularında velisi tarafından imzalanmış yüklenici belgesi ile başvurması gerekmektedir.

Not : Kütüphane hafta içi her gün 08.00-16.30 arası açıktır.

Tel: 444 17 22/Dahili 2114
Adres: Çayırbaşı Caddesi No:14 (Sağlık İşleri Müdürlüğü yanı) Büyükdere / Sarıyer

Kaynak: http://www.sariyer.bel.tr/Mudurluk/11/Duyuru/1606/demirtas-ceyhun-halk-kutuphanemiz-hizmetinizdedir.aspx

Read More »

Gülten Dayıoğlu ile KütüphaneSever Söyleşi

 

YAZAR GÜLTEN DAYIOĞLU: “UÇABİLMEK İÇİN İKİ KANADINIZIN OLMASI GEREKİR”

by Kütüphaneleri Seviyorum (Notlar) on 2 Nisan 2013 Salı, 17:38
 

KİTAPLARIN ÇOCUKLARA VE GENÇLERE SUNDUĞU EN BÜYÜK FAYDALAR ÜZERİNE

Söyleşi, Gülten Dayıoğlu, 28 Mart 2013, Darüşşafaka Kütüphanesi

Ev sahibi: Darüşşafaka Kütüphane Kulübü ve Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi

 

 

 

GD:

 

Sevgili Çocuklar hayat başarınızı sadece okul başarısı getirmeyecek. Eğitim sizin kanatlarınızdan sadece biri. Diğer kanadınız da hayat eğitimi. Uçabilmek için bu iki kanata da ihtiyacınız var. Bu hayat eğitimini bugün ailelerin pek çoğu veremeyecek kadar bilgiden uzak. O zaman hayatı nereden öğreneceksiniz. Televizyonlardan mı? Gazetelerden mi? Hayır, hayatı kitaplardan öğreneceksiniz.

 

Bakın kitaplar benim hayatımda neleri değiştirdi.

 

1. Kitap ana dilime egemen olmamı sağladı. Türkçe’nin büyüsünü, tılsımını kitaplarda gördüm. Ders kitaplarında çocuklara edebiyat tadımlık olarak veriliyor.

Diline hâkim insan kendini iyi ifade eder, sınavlarda soruları anlar, karşısındaki insanı daha iyi anlar. Dili gelişmemiş kişi, düşünce zihninde oluşsa da, onu çıkaramaz.

Dilsel iletişimi beceren uluslar arasında savaşlar bile sona erer. Sapla samanı birbirine karıştırmazlar.

 

2. Kitaplar basit olaylarla örülmez veya el ucuyla yazılmaz. Bir okurun kitabı itmesi, yazarın en büyük korkularından biridir. Okur kitaplarda hayatta olmuş, olan ve olacak nice olayları görür, tanır. Bu şekilde aynı usta bir doktorun hastalık teşhisi koyması gibi, olaylara tanı koyabilir. Bir adım sonrasında çözüm üretmede ustalaşabilir. Olayların örneklerini kitaplardan gördüğü için kişi hayat karşısında paniklemez, çözüm üretici bir tutum içinde olur.

 

3. Kitap okuyarak insan sarrafı olursunuz. Eski zamanlarda sadece yaşlılar insan sarrafıyken, şimdi çok kitap okuyan küçük çocuklar bile karşısındaki insan kaç karat, bir bakışta tanır. Kişi/çocuk kitaptaki kahramanlarla özdeşleşir, onlarla empati kurar. Hayatta karşılaşabileceği her türlü insanı, tanır, öğrenir. Peki, bu neye yarar? Bu onlara bugün arkadaş, ilerde de eş seçiminde yardımcı olur. Günümüzde boşanmalar artık iki aya inmiş. Kişiler karşılarındaki insanı, iç dünyasını, hayallerini tanımadan evleniyor, sonra hızla anlaşamayıp ayrılıyorlar.

Bu yıl Bakırköy Akıl Hastalıkları hastanesinde özel bir çalışmaya katıldım. 14-18 yaş arası uyuşturucu bağımlısı gençler Yeşil Kiraz kitabımı okumuşlar. Kitabı bitirdikten sonra yazarını çağıracağız sözünü vermiş doktorlar, bitirmişler, beni çağırdılar, ben de merakla gittim. Sohbet sırasında çocuklara ilk uyuşturucuyu kimlerden aldığını sordular, 10 kişinin 9’u uyuşturucuya arkadaşları aracılığıyla alışıyor, geri kalanın da ailesinde bağımlı var. Kitaplar arkadaş seçimine yardımcı olduğu için uyuşturucu gibi tehlikelerden bile koruyor. Çünkü gençlikte arkadaşların etkisi aileden çok daha fazla çocuk üzerinde.

 

4. Kitaplar hayal ürünleridir. Hayal ürünleri okuya okuya kişinin hayal gücü gelişir. Kullanılmayan hayal gücü ise, aynı azı dişimiz veya atların toynağı gibi gereksiz hale gelir. Uyarılmayan hayal gücü yeşermez, büyümez.

 

 

Dünyada yüzümüze bakan yok

 

Ben gerçek bir dünya gezginiyim, 107 ülke gezdim. Gördüm ki okuma oranı düşük ülkelerde bilim, teknik sanatta icat yok, biz sadece üretenler için açık pazarız. Onlar düşünüyor, planlıyor, hayata geçiriyor, biz de gidip alıyoruz. Gidip alanın hayal kurmaya da ihtiyacı yoktur. Ülke olarak ne yazık ki gittiğimiz dükkanlarda, otellerde bile saygınlığımız yok. Göbek dansı ve lokum bir ülkeyi tanıtmaya yeter mi? Bir Einstein’ımız, bir Henry Ford’umuz yok. Ben bu yaşımda hala Bill Gates ve Hawkins’le tanışmaya can atıyor, onları merak ediyorum.

 

Çocuklarımıza yapıcı hayaller hediye etmeliyiz

 

Mo’nun Gizemi’ni yazarken çocuklarımıza bir gelecek hayali hediye etmek istedim. Üniversitelere gittim, profesörlerden genetik teknolojisini öğrendim, dersimi çalıştım. Bugün o kitabın okurlarından beni bulan çocuklarım var. Bu hayalimi paylaşarak üniversitede tercihlerini genetik dalından yana yapmışlar. Yarın o çocuklardan biri dünya çapında başarılı olursa ben yaşamıyor olsam bile, toprağımda çiçekler açar sevincimden.

 

Kitaplarımı yazarken ince ince dokurum

 

Yazmak hayal kurmanın anası, sanatın da mayasıdır. Kitaplarımı yazarken önce hayal kurarak başlarım işe, sonra bilgisayarımı açar, plan yaparım, sonra da ince ince bir kumaş gibi dokurum hayallerimi. Tek bir fikirle yazılmaz kitaplar, birçok fikirle yazılır. Aynı yemek yapmak gibidir, heybenizde malzemeniz olması gerekir. Malzemeniz tükendiği zaman gezilerle, bilgilerle yeni malzemeler edinmeniz gerekir.

 

Kitaplar aşı gibidir

 

Aşı gibidir kitaplar. Önce siz sağlıklıyken, sağlamken zayıflatılmış olarak alırsınız her türlü olumsuzluğu ve olumlu hayat ipuçlarını bünyenize, sonra bu sayede içinizdeki hayatla savaş antikorları uyanır. Hayata karşı gerçek bir bağışıklık oluşur vücudunuzda. Çocuklara güven verir kitaplar. Ben yapabilirim der kitap okuyan çocuk. Kitaplardan en iyi şekilde faydalanmak için düzenli okumak gerekir. Özellikle klasikleri hayatınızın her döneminde yeniden okuduğunuzda farklı şeyler keşfedeceksiniz.

 

Hayatta başarılar dilerim evlatlarım.

 

Read More »

Stefan Zweig’ın “Acımak” isimli kitabının buluşma notları

 

24 Şubat 2013 Pazar

KütüphaneSever Kitap Kulübü

Stefan Zweig “Acımak” Buluşması Notları

Stefan Zweig/ Acımak

Bazı arkadaşlarımızın ilk defa tanıştığı bazılarımızın biyografilerinden ve romanlarından tanıdığı Stefan Zweig Acımak kitabı ile sanırım hepimizi büyüledi dersem abartmış olmam. Kulüp üyeleri olarak kitaptan sevdiğimiz kısımları tartışırken gözlerimizin parladığını hatırlıyorum insanın gerçekten edebi tat alarak bir kitabı okuyabilmesi çok büyük bir keyif ve bu kitap bunu size sonuna kadar yaşatıyor.

Doktor Cannor’un fedakarlığı ve cefakarlığı, Balinkay’ın eski arkadaşlarına yani meslektaşlarına olan yardımseverliği ve cesareti,  Toni Hoffmiller’in o içten gelen saflığı onları kulüp üyelerinin kitaptaki en sevdiği kahramanlar haline getirdi. Kekesfalva’nın büyük acısına rağmen geçmişindeki katışıksız bencilliği ve tefeciliği, yaşlı prensesin nedimesine olan kötü davranışları ve karakterinin zorluğu onları bazı kulüp üyelerinin sevmedikleri kahramanlar olarak seçmelerine neden oldu. Ancak kahramanlar sevilsin ya da sevilmesin Zweig tüm kahramanlarını olduğu gibi çok duru ve akıcı bir şekilde anlatmış. Böylece sevin ya da sevmeyin hangi kahramanın öyküsünü okuyorsanız okuyun yinede okuduklarınızdan çok keyif alıyorsunuz.

Kitapta Hoffmiller’in gece gündüz ne yaşarsa yaşasın her sabah görev ve sorumlulukları  gereği güne olduğu gibi başlaması bir çırpıda asker kimliğine bürünmesi, Kekesfalva’nın çok fakir bir çocukluk yaşayıp örneğin sokak lambası altında ders çalışması ancak sonrasında hırs yapıp çok zengin olması, Doktor Connor’un cesurca hayatını hastaları ve bir tek kadın için feda etmesi öyleki iyileştiremediği kör hastasına hayatını adaması hepimizi çok etkiledi.

Güzel olan Zweig’in kendini  kitapta kendini hiç göstermeyip okuyucusunu anlattığı kahramanlarla başbaşa bırakması ve bu şekilde siz kitabı okurken onun bir kitap olduğunu unutmanız. Yazarın dili çok akıcı okurken hiçbirimiz zorlanmadık ayrıca konu ve anlatımıylada kitap çok etkileyiciydi. Kitabın konusu gerçekten çok güzel seçilmiş acımak kavramı iki farklı şekilde çok güzel işlenmişti ve şaşırtıcı bir sonla bitirilmişti okuduğumuzda birçoğumuz Hoffmiller’in yaptığı seçime çok şaşırdık. Tartışırken biz olsaydık nasıl davranırdık diye konuştuk. Edith karakterinin davranışlarını ve sakatlığı yüzünden tüm evdeki herkese hükmetme merakını çok rahatsız edici bulduk ve hepimiz Teğmen’in yaptığı seçimin zor bir seçim olduğunda hemfikirdik.  Ayrıca özellikle belirtmek isterim ben ilk defa bu kitapta hem acıyanın hemde acınanın mağdur durumda olduğuna şahit oldum yani acımak öyle bir duygu olarak karşımıza çıkıyorki acınacak durumda olmak kötü ama acımak zorunda kalmak yani acımakta başlıbaşına kötü durumda kalmaya yol açabiliyormuş.

Sonuç olarak Biz KütüphaneSever Kitap Kulübü olarak Zweig’in bu kitabını okumayı tüm kitap dostlarına öneriyoruz. Akıcı aynı zamanda çok zevkli bir kitap, okurken bir çok şeyi sorgulamanıza sebep olacaktır.

 Kitaba verdiğimiz puan : 10.
 
Yeliz ULUÇAY ÖREN

Read More »

Germinal Buluşması

Herkese Merhaba :) Germinal Kitabı hakkında Turabi Baba Halk Kütüphanesinde yaptığımız keyifli sohbetin kısa bir özetini hazırladım... Buluşmayı keyifli hale getiren başta ağlamayı henüz keşfetmediğini düşündüğüm Çınar’a ve katılan herkese çok teşekkürler… Ayla Arıkan Germinal / Emile ZOLA Katılanlar: Ümmü Sürme, Kenan Ören, Yeliz Uluçay Ören, Ayla Arıkan, Arzu Gül, Kemal Alp Taylan Kitap için Hazırladığımız Tartışma Soruları: İşçileri greve götüren koşullar neydi, Jeanlin’in de göçük altında kaldığı olay greve gidilmesini hızlandırdı mı? Suvarin’in grev fikrine yaklaşımı ve sonrasındaki tutumunu nasıl buluyorsunuz? Etienne’in greve öncülük etmesinde etkili olan hisleri neydi ? Kitaptaki en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz kahramlanlar kimlerdi? Yazar kitapta kendinden bahsetmiş mi? Genel olarak kitabı nasıl buldunuz? Kitabı nasıl temin ettiniz? Kütüphaneden, satın alarak ya da bir arkadaşınızdan mı? Kitaba kaç puan verirsiniz? Tüm kulüp üyeleri kitabı okurken hissettiğimiz gerçeklik duygusundan çok etkilendik ve kitabı çok keyif alarak okuduk. İsminden dolayı umutlu bir hikayeyi anlattığını tahmin ettiğimiz kitabı okudukça umutla başlayan ama sonra dibe vuran bir öyküyü görmek biraz sarsıcı oldu. Kitapta işçilerin uzun zamandır maruz kaldığı kötü koşullar ve açlık, sabır sınırlarını aşarak onları bir kurtuluş olduğuna yürekten inandıkları greve götürüyor. Greve hazırlık döneminde ve grev süresince Suvarin; kökten çözümcü , kan akıtmaktan yana sert yaklaşımıyla pek sevilen bir karakter olamıyor, ancak Suvarin’ in inandığı değerler uğruna Rusyada mensubu olduğu soylu sınıfa sırt çevirmesi , yine aynı uğurda karısının idamına şahit olması onun klasik bir marksisizm savunucusu olarak tutarlı bir insan olduğunu gösteriyor. Etienne’ in greve liderlik etmesi ilk başta kendini onlardan biri olarak görmesinden ve çalışma koşullarının ağırlığından başlasa da sonraları biraz “mürekkep yalamış” olmanın verdiği itici güçle liderlik vasfı üzerine yapışıyor, iktidar güdüsü herkesi olduğu gibi onu da coşturuyor. Genel olarak kitabın akışında belli bir kahraman/ antikahraman olmaması, bütün karakterlere eşit mesafeden bakmamızı sağlıyor, böylece hepimiz öykünün kahramanlarını değil kendi kahramanlarımızı buluyoruz kitapta. Genel olarak en sevilen karakterler kaderci yaklaşımıyla ve her şeye rağmen temiz kalabilen kalbiyle Catherine ve zorlu koşullara rağmen lider olabilen Etienne oluyor. Yeliz arkadaşımız hariç kimse daha önce yazarın başka bir kitabını okumamış. Kütüphaneseverler olarak kitabı herhangi bir kütüphaneden edinme oranımız %50 gibi düşük bir oran olsa da klasik kitapların bütün kütüphanelerden rahatça temin edilebileceğini biliyoruz. Genel olarak kitaba verdiğimiz ortalama puan 9,75/10 Biz kulüp olarak bu kitabı etkileyici bulduk, severek okuduk. Herkese okumasını tavsiye ediyoruz. Germinal ile ilgili fotoğraflara facebook grubumuzdan bakabilirsiniz...

Read More »

İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü “Kalp Ağrısı” Buluşması

Kalp Ağrısı/Halide Edip Adıvar KütüphaneSever Kitap Kulübü Katılanlar: Ümmü Sürme, Evren Coşkun, Kenan Ören, Yeliz Uluçay Ören, Ayla Arıkan, Arzu Gül, Ebru Atilla, Kemal Alp Taylan Kitap için Hazırladığımız Tartışma Soruları: 1. Azize unsuru olmasaydı Hasan ile Zeyno ilişkisi sizce nasıl gelişirdi? 2. Azize ile Hasan ve Zeyno ile Saffet ilişkilerinde dikkatinizi çeken benzer ve farklı noktalar var mıydı? 3. Saffet”in Zeyno”ya olan tutkusu ve kendi duygularını Zeyno”nun mutluluğu için feda edişi sizce doğru muydu? 4. Kitaptaki en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz kahramlanlar kimlerdi? 5. Genel olarak kitabı nasıl buldunuz? 6. Kitabı nasıl temin ettiniz? Kütüphaneden, satın alarak ya da bir arkadaşınızdan mı? 7. Kitaba kaç puan verirsiniz? Tüm kulüp üyeleri bu kitabı okumaktan çok keyif aldık ve gerçekten Halide Edip”in karakterlerini işleyişine hayran kaldık. Kitapta çok fazla karakter yoktu bu yüzden varolanlar uzun uzun iredelenebilmiş ama yine de kitabı bitirdiğinizde acaba şöyle olsaydı ya da Hasan orada onu şöyle yapsaydı neler olurdu, olaylar daha mı iyi gelişirdi demekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın başında sevdiğiniz karakterden kitabın sonunda şüphe edebiliyorsunuz. Aralarındaki ilişkilerde haklı kim, en doğru hangisi davrandı sorusuna sanırım net bir yanıt vermek mümkün değil. Halide Edip”in bu aşk romanını okurken mantık mı yoksa duygular mı üstün gelmeli, bir yerde aşk varsa herşey mübah olmalı mı soruları beyninizde sık sık yankılanıyor. Sevilen karakterler: Zeyno, Saffet, Muhsin Bey Sevilmeyen karakterler: Azize, Hasan Biz kulüp olarak bu kitabı severek okuduk, bazı yerlerde şaşırdık, etkilendik, Türk filmi tadında bulduk ama sevdik. Herkese okumasını tavsiye ederiz. Kitaba verdiğimiz puan: 8 Fotoğraflar için Facebook Grubumuzu ziyaret edebilirsiniz: http://www.facebook.com/group.php?gid=192068199511

Read More »

İstanbul’daki Yazma Eser Kütüphaneleri

 

 

İstanbul'daki Yazma Eser Kütüphaneleri

 

1. Süleymeniye Kütüphanesi http://www.suleymaniye.gov.tr  

2. Atıf Efendi Kütüphanesi  http://www.yazmakutup.gov.tr/atifefendi/giris.html

3. Köprülü Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/koprulu/giris.html

4. Nuruosmaniye Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/nuruosmaniye/giris.html

5. Ragıp Paşa Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/ragippasa/giris.html 

6. Millet Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/millet/giris.html

7. Hacı Selim Ağa Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/selimaga/giris.html 

8. Beyazıt Devlet Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/beyazit/giris.html 

Read More »

İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü “Çöplüğün Generali” Buluşması

 

 

 

Katılanlar: Ümmü Sürme, Gaye Çetinkaya, Evren Coşkun, Hülya Hasanlar, Nilgün Özten, Esmeray Karataş Ateş, Yeliz Uluçay Ören, Kenan Ören

Çöplüğün generali /Oya Baydar

Kulüp üyeleri içinde iki kişi dışında herkes ilk defa bir Oya Baydar kitabı okumuştu.

Kitapla ilgili gelen yorumlardan anladığımız kadarıyla genel olarak kitabın bilim kurgu tarzına yakın duruyor olabileceği düşünülmemiş daha çok politik ya da doğanın tahribi ile ilgili bir konu beklentisi oluşmuş. Ancak kitabın dili gayet akıcıydı. Çok kolay okunuyor. Yazar türkçeyi çok güzel kullanıyor.

Kitapta belirgin bir karakter yok hatta isim bile yok kişilerden meslek ya da durumlarıyla bahsediliyor örneğin doktor hanım, jeolog arkadaş gibi. Bu yüzden karakterleri çok sevmek ya da nefret etmek gibi bir şansınız olmuyor. Garip bir pusluluk ve bulanıklılık var. Belki bir tek Çöplüğün generali kahraman olarak öne çıktığından ya da en çok işlenen kişilerden biri olduğundan biraz daha akılda kalıyor.

Kitap yersiz ve zamansızdı. Hatta çöplüğün kendisi bile haritalarda yer almadığından kitabı okurken ciddi bir kaybolmuşluk duygusu yaşıyorsunuz. Sadece bir an kitabın içindeki kitap taslağını okurken günümüzdeki gazete manşetlerini okurmuş gibi hissediyorsunuz ya da birkaç yıl öncesinin haberlerini hatırlıyorsunuz. Örneğin mekan olarak patlayan halkalı çöplüğü hatırlanmış kitabı okuyan birkaç arkadaşımız tarafından.

Yazarın diğer kitapları daha güçlüydü örneğin “Erguvan kapısı” konusu ve anlatımıyla ve diliyle gerçekten sevilerek okunacak herkese tavsiye edilebilecek bir kitap ancak bu kitapta aynı duyguyu yaşamak ne yazık ki mümkün değil. Elbette yazarın dil kullanımı, toplum eleştirisi ya da gözlemleri çok başarılı ama bu bile diğer kitaplarında daha belirgindi.

Kitap genel olarak pek sevilmemiş ancak birçok kişi adını duyduğu bu yazarı okumuş olmaktan mutluydu en azından hakkında bir fikrimiz var şeklinde açıklıyorlar bu durumu. Kitap beynimizin bir kısmını uyarıyor özellikle unuttuklarımızı hatırlatarak ancak genel olarak edebi bir roman okumanın tadını bulamadık kitapta.

Kitabın sonunu herkes farklı algılamış bu konuda hemfikir olamadık. Kimi kahraman öldü diyor kimi sadece gerçeği gördü şeklinde yorumluyor. Hatta yazara soralım diyenler bile oldu.

Sadece Oya Baydar kitabı olduğu için ya da bu tür konulara ilgi duyan arkadaşlarımıza önerebileceğimiz bir kitap olduğunu düşündük.

Kitaba verdiğimiz puan: 6,75

 

Read More »

İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü

 

Aşağıdaki kitap adlarına tıklayarak o ayki kitabın tartışma raporunu okuyabilir ve videolardan o buluşmaya ait görüntüler izleyebilirsiniz... Ayrıca İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü etkinliklerini Facebook grubumuzdan da takip edebilirsiniz: Facebook Grup için tıklayınız: http://www.facebook.com/group.php?gid=192068199511

 

Mart 2013, Fareler ve İnsanlar Buluşması

 

Şubat 2013, Acımak Buluşması

 

Mayıs 2011, Germinal Buluşması

 

Nisan 2011, Kalp Ağrısı Buluşması

 

Eylül 2010, Çöplüğün Generali Buluşması

 

Ağustos 2010, Açlığın Şarkısı Buluşması

 

Haziran 2010, Piç Osman'ın Papuçları Buluşması

 

Mayıs 2010, Okunacak Kitap Seçimi Buluşması

 

Şubat 2010, Yüzyıllık Yalnızlık Buluşması

 

Ocak 2010, Northanger Manastırı Buluşması

 

KütüphaneSever Kitap Kulübü 4. Buluşması from Kenan Ören on Vimeo.

  

 

Aralık 2009, Zeliş Buluşması

KütüphaneSever Kitap Kulübü 3. Buluşma from Kenan Ören on Vimeo.

 

 

Kasım 2009, Kanlı Topraklar Buluşması

KütüphaneSever Kitap Kulübü 2. Buluşma from Kenan Ören on Vimeo.

  

 

Ekim 2009, Yeşil Gece Buluşması

KütüphaneSever Kitap Kulübü 1. Buluşma from Kenan Ören on Vimeo.

 

 

 

 
 
 
 

Read More »

Ankara KütüphaneSever Kitap Kulübü İlk Buluşma

 

Tarih:26 Aralık 2009 Cumartesi 15:00

Yer:Karanfil sokak, Simit Sarayı Kızılay/ANKARA 
 

  Amatörce gerçekleştirdiğimiz ilk buluşmamızda birbirimizle tanıştık, kitaplar ve kütüphaler üzerine konuştuk, ne tür kitapların bizi daha çok etkilediğini, kütüphaneye ilk ne zaman üye olduğumuza dair anılarımızı paylaştık. Kimimiz ilkokulda kimimiz ortaokulda kimimizde lisedeyken üye olmuşuzJ

     Derken birde baktık zaman su gibi akıp gitmiş ve üç saati doldurmuşuz…

     Gelecek toplantılarımızı nasıl, nerede ve hangi kitapları okuyarak yapacağımızı konuştuk.

    Elif, Yeşim, Özge, Gökçen ve Esra'ya katıldıkları için teşekkür ediyorum. 
    Bu etkinliği gerçekleştirme aşamasında bana destek veren Yeliz Uluçay, Esmeray  Karataş ve Feridun Büyükyıldız’a teşekkür ediyorum.

     Melahat KESKİN 
 

Read More »